Bu makale, Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklamlar Artık Etiketlenecek: 1 Ağustos 2026’da Ne Değişiyor? konusunda güncel yasal mevzuat, Yargıtay/Danıştay kararları ve uygulamadaki stratejik noktaları derinlemesine incelemektedir. Aşağıdaki içerikten süreç yönetimi ve kritik uyarıları takip edebilirsiniz.
Yapay zekâ ile oluşturulan insanlar, gerçekte söylenmemiş sözleri söylüyormuş gibi gösterilen tanınmış kişiler, hiç yaşanmamış bir deneyimi anlatan dijital influencerlar ve gerçek görüntüsü veren yapay zekâ videoları artık reklam sektörünün önemli bir parçası hâline geldi.
Ancak teknoloji geliştikçe tüketicinin karşısındaki kişinin gerçek mi yoksa tamamen yapay zekâ ürünü mü olduğunu anlaması zorlaşıyor. Özellikle sağlık, yatırım, güzellik, eğitim, gayrimenkul ve takviye edici gıda reklamlarında yapay zekâ ile oluşturulan görüntüler, tüketicinin ekonomik kararını doğrudan etkileyebiliyor.
Bu alandaki önemli düzenleme, 1 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği değişikliğiyle getirildi. Yeni hükümler 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Düzenleme yalnızca yapay zekâ reklamlarını değil; influencer paylaşımlarını, hedefli reklamcılığı, çocuklara yönelik profillemeyi, indirim kampanyalarını ve tüketici yorumlarını da kapsıyor.
Her Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklama Etiket Konulması Zorunlu mu?
Yeni düzenleme, yapay zekâ kullanılan her reklamın otomatik olarak etiketlenmesini öngören sınırsız bir hüküm içermiyor.
Zorunluluk özellikle reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulan ve gerçek bir insandan ayırt edilemeyecek nitelikte olan dijital karakterler bakımından getiriliyor.
Bir reklamda izleyici karşısındaki kişinin gerçek bir oyuncu, uzman, müşteri veya sunucu olduğunu düşünebilecekse; ancak bu kişi gerçekte yapay zekâ ile oluşturulmuşsa, söz konusu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi gerekiyor.
Örneğin aşağıdaki içerikler yeni düzenlemenin kapsamına girebilir:
- Gerçek insan görünümündeki yapay zekâ sunucusu,
- Yapay zekâ ile oluşturulan sanal müşteri,
- Gerçekte bulunmayan doktor veya uzman görünümündeki dijital karakter,
- Yapay zekâ tarafından oluşturulan influencer,
- Gerçek bir kişinin sesini ve yüzünü taklit eden reklam videosu,
- Dijital olarak üretilen müşteri deneyimi anlatımı.
Buna karşılık yalnızca arka planın düzenlenmesi, renklerin iyileştirilmesi, metin oluşturulması veya açıkça çizgi film niteliğinde bir karakter kullanılması her durumda aynı değerlendirmeye tabi olmayabilir.
Belirleyici unsur, tüketicinin reklamda gördüğü kişinin gerçek bir insan olduğu yönünde yanıltılıp yanıltılmadığıdır.
Yapay Zekâ Etiketi Nasıl Olmalıdır?
Düzenlemede bilgilendirmenin açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir olması isteniyor. Dolayısıyla yalnızca videonun açıklama bölümünün sonunda küçük harflerle yer verilen veya tüketicinin kolaylıkla göremeyeceği bir ifade yeterli kabul edilmeyebilir.
Uygulamada kullanılabilecek ifadeler şunlar olabilir:
- “Bu reklamda yapay zekâ ile oluşturulmuş dijital karakter kullanılmıştır.”
- “Görüntüdeki kişi gerçek değildir.”
- “Bu içerik yapay zekâ teknolojisiyle oluşturulmuştur.”
- “Reklamda yer alan sunucu dijital karakterdir.”
Bilgilendirmenin görüntü üzerinde okunabilir büyüklükte, yeterli süre boyunca ve arka planla belirgin bir kontrast oluşturacak şekilde sunulması önemlidir.
Video içeriğinde yalnızca birkaç saniye görünen küçük bir yazı, sesli içerikte açıklama yapılmaması veya bilgilendirmenin “daha fazla göster” bölümüne gizlenmesi düzenlemenin amacını karşılamayabilir.
Gerçek Bir Kişinin Yapay Zekâ Kopyası Reklamda Kullanılabilir mi?
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, gerçek kişilerin yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyalarıyla ilgilidir.
Gerçek bir kişinin yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulan dijital kopyasının;
- Bir ürünü bizzat kullandığı,
- Bir hizmetten yararlandığı,
- Ürünü deneyimlediği,
- Üründen sonuç aldığı,
- Mal veya hizmeti tavsiye ettiği
izlenimini veren reklamların yapılması yasaklanmıştır.
Örneğin tanınmış bir sanatçının, doktorun, avukatın, iş insanının veya sosyal medya fenomeninin yapay zekâ ile oluşturulan görüntüsünün “Bu ürünü kullandım ve çok memnun kaldım” şeklinde konuşturulması yalnızca etiket konularak hukuka uygun hâle gelmeyebilir.
Buradaki düzenleme bir bilgilendirme yükümlülüğünden daha ileri giderek, gerçek kişinin dijital kopyası üzerinden sahte deneyim veya tavsiye izlenimi oluşturulmasını doğrudan yasaklamaktadır.
Kişinin İzni Alınırsa Dijital Kopyası Kullanılabilir mi?
Gerçek kişinin izin vermesi, sözleşme yapılması veya reklam için ücret ödenmesi her hukuki sorunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Reklam, kişinin gerçekten deneyimlemediği bir ürünü kullanmış gibi gösteriyorsa tüketiciyi yanıltma riski devam edebilir. Yeni düzenlemenin amacı yalnızca kişilik hakkını korumak değil, tüketicinin gerçek olmayan bir deneyim veya tavsiye üzerinden satın alma kararı vermesini önlemektir.
Ayrıca kişinin yüzünün, sesinin veya görüntüsünün izinsiz şekilde yapay zekâ sisteminde kullanılması; somut olayın özelliklerine göre kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği ve kişilik hakkı hükümleri kapsamında da değerlendirilebilir.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, deepfake teknolojisini insanların yüz, hareket ve seslerinin yapay zekâ aracılığıyla gerçeğe uygun biçimde taklit edilmesi veya değiştirilmesi olarak açıklamakta ve bu teknolojinin kişisel veriler açısından önemli tehditler oluşturabileceğini belirtmektedir.
Deepfake Reklam Nedir?
Deepfake; gerçek bir kişinin yüzünü, sesini veya hareketlerini yapay zekâ yardımıyla taklit ederek, kişinin gerçekte yapmadığı veya söylemediği bir şeyi yapmış gibi gösteren içerikleri ifade eder.
Reklam alanında deepfake teknolojisiyle;
- Ünlü bir kişinin yatırım tavsiyesi verdiği,
- Bir doktorun ürün önerdiği,
- Bir siyasetçinin kampanyayı desteklediği,
- Bir müşterinin ürün kullandığını anlattığı,
- Bir şirket yöneticisinin kampanyayı duyurduğu
izlenimi oluşturulabilir.
Ticaret Bakanlığı daha önce kamuoyunda güven oluşturmuş kişilerin yapay zekâ ile hazırlanmış sahte videolarla yatırım tavsiyesi veriyormuş gibi gösterildiği içeriklerin dolandırıcılık girişimi olduğunu açıklamıştı. Bakanlık, bu içeriklere ilişkin tüketici şikâyetlerinde artış yaşandığını da bildirdi.
Yeni düzenleme, bu riskleri reklam hukuku açısından daha açık bir zemine oturtmaktadır.
Yapay Zekâ ile Sahte Müşteri Yorumu Hazırlanabilir mi?
Gerçek bir tüketiciye ait olmayan deneyimin, gerçek müşteri yorumu veya kullanıcı değerlendirmesi gibi sunulması aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulama oluşturabilir.
Bir yapay zekâ karakterinin;
“Bu ürünü bir ay kullandım, bütün sorunlarım çözüldü.”
şeklinde konuşturulması, karakterin gerçek olmadığı açıkça belirtilse bile ürünün gerçekte yaşanmamış bir deneyime dayandırılması nedeniyle ayrıca değerlendirilmelidir.
Yeni düzenleme, satın alma sürecinin doğrulanamadığı mecralardan alınan tüketici değerlendirmelerinin yayımlanamayacağını da hükme bağlamaktadır. Ürün, hizmet, teslimat ve satıcı değerlendirmelerinin farklı başlıklar altında sunulması hâlinde ise bütün değerlendirmelere aynı alanda açık ve erişilebilir şekilde yer verilmesi gerekecektir.
Bu nedenle markaların yalnızca yapay zekâ ile yorum üretmekten değil, gerçek kullanıcı yorumlarını seçerek veya bağlamından kopararak yayımlamaktan da kaçınması gerekir.
Influencer Paylaşımlarında “Reklam” Yazmak Zorunlu mu?
Yeni düzenlemeyle sosyal medya etkileyicilerinin elde ettiği menfaatin kapsamı daha açık hâle getiriliyor.
Influencer veya içerik üreticisinin;
- Doğrudan ödeme alması,
- Ücretsiz ürün veya hizmet edinmesi,
- İndirimli ürün alması,
- Ücretsiz etkinliğe katılması,
- Konaklama veya seyahat avantajı elde etmesi,
- Hediye ya da başka bir ekonomik menfaat sağlaması
durumunda paylaşımın reklam niteliğinin açıkça anlaşılması gerekiyor.
Bu tür paylaşımlarda “reklam” veya “tanıtım” ibarelerinin kullanılması zorunlu tutulmuştur.
Markayı etiketlemek, teşekkür emojisi kullanmak, “iş birliği” ifadesini açıklamanın sonuna yazmak veya ürünü hediye olarak aldığını belirsiz biçimde belirtmek her zaman yeterli olmayabilir.
Tüketicinin içeriği görür görmez ticari ilişkiyi anlayabilmesi gerekir.
Yapay Zekâ Influencerlar da Reklam Kurallarına Tabi mi?
Bir sosyal medya hesabının tamamen sanal bir karakter üzerinden faaliyet göstermesi, hesabı reklam mevzuatından muaf hâle getirmez.
Sanal influencer tarafından yapılan paylaşımın arkasında bir reklam veren, ajans, marka veya ticari uygulamada bulunan kişi varsa reklamın ticari niteliğinin açıklanması gerekir.
Ayrıca karakter gerçek bir insandan ayırt edilemiyorsa, karakterin yapay zekâ ile oluşturulduğuna ilişkin bilgilendirme yükümlülüğü de gündeme gelebilir.
Bu durumda aynı içerikte iki ayrı açıklama gerekebilir:
“Bu paylaşım reklamdır.”
ve
“İçerikteki karakter yapay zekâ ile oluşturulmuştur.”
Yalnızca karakterin yapay zekâ ürünü olduğunun belirtilmesi, paylaşımın ücretli reklam olduğu bilgisinin yerine geçmez.
Çocuklara Yönelik Hedefli Reklamlarda Ne Değişiyor?
Yeni düzenlemeyle çocukların kişisel verileri kullanılarak profillenmesi ve bu profil üzerinden çocuklara hedefli reklam sunulması yasaklanmaktadır.
Örneğin çocuğun;
- İzlediği videolar,
- Arama geçmişi,
- Oyun tercihleri,
- Konum bilgileri,
- Satın alma davranışları,
- Etkileşim gösterdiği içerikler
üzerinden ticari profil oluşturularak kişiye özel reklam sunulması hukuki risk doğurabilir.
Bu yasak, çocukların dijital ortamda daha kolay yönlendirilebilmesi ve reklamın ticari amacını yetişkinler kadar kolay fark edememesi nedeniyle önem taşımaktadır.
Reklam verenlerin yalnızca reklam içeriğini değil, reklamın hangi kullanıcı grubuna ve hangi veri kriterlerine göre gösterildiğini de denetlemesi gerekecektir.
Hedefli Reklamlarda Tüketiciye Hangi Bilgiler Verilecek?
Hedefli reklamcılıkta tüketicinin çevrimiçi davranışları ve kişisel verileri analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklamlar gösterilebiliyor.
Yeni düzenlemeye göre reklam verenlerin;
- Reklamın hangi kriterlere göre gösterildiğini,
- Hangi kullanıcı özelliklerinin dikkate alındığını,
- Bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğini
doğrudan ve kolay erişilebilir şekilde tüketiciye sunması gerekiyor.
Dolayısıyla “Bu reklamı neden görüyorum?” bilgisinin yalnızca teknik veya anlaşılması güç metinlerde yer alması yeterli olmayabilir.
Tüketicinin reklamın yaşına, konumuna, ilgi alanlarına veya internet davranışlarına göre gösterildiğini anlayabilmesi ve tercihlerini değiştirebilmesi amaçlanmaktadır.
İndirimli Satış Reklamlarında 10 Gün Kuralı
Yeni düzenleme indirim kampanyaları bakımından da önemli bir değişiklik getiriyor.
İndirimli satış reklamlarında, indirimin başlangıcından önceki son 10 gün içerisinde uygulanan en düşük fiyat, üzeri çizilen indirim öncesi fiyat olarak gösterilebilecek.
Örneğin bir ürünün fiyatı:
- 15 Temmuz’da 1.000 TL,
- 20 Temmuz’da 1.400 TL,
- 25 Temmuz’da 1.500 TL
olarak uygulanmışsa, 26 Temmuz’da “1.500 TL yerine 900 TL” şeklinde kampanya yapılması yeni kurallar bakımından sorun oluşturabilir. Çünkü indirimden önceki son 10 gün içerisindeki en düşük fiyatın dikkate alınması gerekir.
Bu düzenleme, ürün fiyatlarının kampanyadan hemen önce yapay biçimde artırılarak yüksek indirim görüntüsü oluşturulmasını önlemeyi amaçlamaktadır.
“Çevre Dostu” İfadesi Tek Başına Kullanılabilecek mi?
Yeni düzenlemeyle “çevre dostu”, “doğaya saygılı”, “yeşil”, “sürdürülebilir” ve benzeri genel çevresel ifadelerin açıklama yapılmaksızın kullanılması yasaklanıyor.
Reklamda ileri sürülen çevresel özelliğin;
- Üretim aşamasına mı,
- Ambalaja mı,
- Ham maddeye mi,
- Nakliyeye mi,
- Kullanım veya geri dönüşüm sürecine mi
ilişkin olduğu açıklanmalıdır.
İleri sürülen sertifika ve çevresel iddiaların yetkili kuruluşlar, üniversiteler veya akredite ya da bağımsız test ve değerlendirme kuruluşlarından alınan belgelerle ispatlanması gerekecek.
Yeni Kurallara Uyulmamasının Cezası Nedir?
Reklam Kurulu, mevzuata aykırı reklam ve ticari uygulamalar hakkında;
- Reklamı durdurma,
- Aynı yöntemle düzeltme,
- İdari para cezası,
- Gerekli hâllerde üç aya kadar tedbiren durdurma,
- İnternet içerikleri bakımından erişimin engellenmesi
gibi yaptırımlar uygulayabilir.
Ticaret Bakanlığının 2026 yılı için yaptığı açıklamaya göre aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalarda uygulanabilecek idari para cezaları, ihlalin niteliğine ve gerçekleştiği mecraya göre 99.339 TL ile 39.916.524 TL arasında değişebilmektedir. Ceza belirlenirken haksızlığın ağırlığı, elde edilen menfaat, neden olunan zarar, kusur ve ekonomik durum gibi unsurlar dikkate alınmaktadır.
Bu tutarların her ihlalde otomatik olarak uygulanacağı düşünülmemelidir. Reklamın yayınlandığı mecra, yaygınlığı, tüketici üzerindeki etkisi ve dosyanın koşulları yaptırımın belirlenmesinde önem taşır.
Reklamdan Kimler Sorumlu Olabilir?
Aykırı bir reklamda yalnızca sosyal medya paylaşımını yapan kişi sorumlu olmayabilir.
Somut olayın özelliklerine göre;
- Reklam veren marka,
- Reklam ajansı,
- İçerik üreticisi,
- Influencer,
- Prodüksiyon şirketi,
- Reklamın yayımlandığı mecra,
- Ticari uygulamada bulunan gerçek veya tüzel kişi
hakkında değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle markaların “İçeriği ajans hazırladı” veya influencerların “Metni marka gönderdi” şeklindeki açıklamaları her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Reklam metni, görüntü, etiket, yapay zekâ karakteri, seslendirme ve yayın biçiminin paylaşım öncesinde hukuki kontrolden geçirilmesi gerekir.
Yapay Zekâ ile Oluşturulan Görüntü Başka Hangi Suçlara Yol Açabilir?
Deepfake içerik kullanımı tek başına Türk Ceza Kanunu’nda “deepfake suçu” adıyla ayrı bir suç olarak düzenlenmiş değildir. Ancak içeriğin hazırlanma amacı ve kullanım biçimine göre farklı suçlar gündeme gelebilir.
Bir kişinin yapay zekâ ile oluşturulan görüntüsü veya sesi kullanılarak para elde edilmeye çalışılması, bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilir. Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi dolandırıcılığı, 158. maddesi ise bilişim ve banka sistemlerinin araç olarak kullanılması gibi nitelikli hâlleri düzenlemektedir.
Ayrıca olayın özelliklerine göre;
- Özel hayatın gizliliğini ihlal,
- Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi,
- Kişisel verilerin ele geçirilmesi veya yayılması,
- Hakaret,
- Şantaj,
- Haberleşmenin gizliliğini ihlal
gibi suçlar da gündeme gelebilir.
Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi özel hayatın gizliliğini, 135 ve 136. maddeleri ise kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesini yaptırıma bağlamaktadır.
Kişilik Hakkı İhlal Edilen Kişi Tazminat İsteyebilir mi?
Bir kişinin yüzü, sesi, adı veya görüntüsü izni dışında ticari reklamda kullanılırsa ceza ve idari yaptırımların yanında özel hukuk talepleri de gündeme gelebilir.
Kişilik hakkı ihlal edilen kişi somut olayın koşullarına göre;
- İçeriğin kaldırılmasını,
- Reklamın durdurulmasını,
- İhlalin önlenmesini,
- Hukuka aykırılığın tespitini,
- Maddi zararının karşılanmasını,
- Manevi tazminat ödenmesini,
- Düzeltme veya kararın yayımlanmasını
talep edebilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi, kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle manevi zarara uğrayan kişinin manevi tazminat isteyebileceğini; hâkimin tazminat yerine veya tazminata ek olarak başka giderim yöntemlerine karar verebileceğini düzenlemektedir.
Markalar 1 Ağustos 2026’dan Önce Ne Yapmalı?
Markaların mevcut ve planlanan reklam kampanyalarını yeniden incelemesi gerekir.
Özellikle şu kontroller yapılmalıdır:
- Reklamda gerçek insandan ayırt edilemeyen yapay zekâ karakteri bulunuyor mu?
- Karakterin yapay zekâ ile oluşturulduğu açıkça belirtiliyor mu?
- Gerçek kişinin dijital kopyası sahte deneyim veya tavsiye veriyor mu?
- Influencer herhangi bir maddi veya ayni menfaat elde etti mi?
- Paylaşımda “reklam” veya “tanıtım” ibaresi açıkça yer alıyor mu?
- Reklam çocuklara kişisel veri profillemesi yoluyla mı gösteriliyor?
- Hedefli reklam kriterleri tüketiciye açıklanıyor mu?
- İndirim öncesi fiyat son 10 günün en düşük fiyatı mı?
- Müşteri yorumlarının gerçekliği doğrulanabiliyor mu?
- Çevresel ve akademik iddialar belgeyle ispatlanabiliyor mu?
Özellikle ajans ve influencer sözleşmelerinde reklam mevzuatına uyum, yapay zekâ kullanımı, kişilik hakları, içerik onayı ve ihlal hâlindeki sorumluluk açıkça düzenlenmelidir.
Tüketici Yapay Zekâ Reklamını Nasıl Şikâyet Edebilir?
Tüketiciler, kurumlar ve rakip firmalar mevzuata aykırı reklamlarla ilgili Reklam Kuruluna başvurabilir.
Başvuru yapılmadan önce;
- Reklamın ekran görüntüsü veya videosu,
- Reklamın yayımlandığı hesap ve platform,
- Yayın tarihi ve saati,
- Reklam veren marka,
- İçerikteki yanıltıcı ifade,
- Satın alma ve ödeme belgeleri
korunmalıdır.
Reklam ve haksız ticari uygulama şikâyetleri, e-Devlet üzerinden Ticaret Bakanlığının ilgili hizmeti kullanılarak elektronik ortamda yapılabilmektedir. Başvuruda reklamın yayımlandığı mecra, tarih, şikâyet konusu ve destekleyici belgelerin belirtilmesi gerekir.
Reklam nedeniyle maddi bir tüketici uyuşmazlığı da doğmuşsa olayın niteliğine ve parasal sınırlarına göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi süreci ayrıca gündeme gelebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yapay zekâ ile hazırlanan her reklam yasak mı?
Hayır. Yapay zekâ kullanımı tamamen yasaklanmamıştır. Ancak gerçek insandan ayırt edilemeyen dijital karakterler hakkında açık bilgilendirme yapılması gerekir. Gerçek kişinin dijital kopyasının sahte deneyim veya tavsiye veriyormuş gibi kullanılması ise yasaktır.
“Yapay zekâ ile hazırlanmıştır” yazmak her durumda yeterli mi?
Hayır. Bilgilendirmenin açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir olması gerekir. Ayrıca yasaklanan bir reklam, yalnızca yapay zekâ etiketi eklenerek hukuka uygun hâle gelmez.
Gerçek olmayan yapay zekâ müşterisi ürün tavsiye edebilir mi?
Gerçek müşteri deneyimi izlenimi veren kurgusal anlatımlar aldatıcı reklam oluşturabilir. Karakterin yapay zekâ ürünü olduğunun açıklanması önemli olsa da ürün hakkında ileri sürülen iddiaların gerçekliği ve ispatlanabilirliği ayrıca değerlendirilir.
Influencer ürünü ücretsiz aldıysa reklam yazmak zorunda mı?
Evet. Ücretsiz veya indirimli ürün, hizmet ya da etkinlik katılımı gibi bir menfaat elde edilmesi hâlinde paylaşımda reklam veya tanıtım niteliğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Yapay zekâ karakteriyle doktor görüntüsü kullanılabilir mi?
Sağlık alanındaki reklamların kendi özel sınırlamaları da bulunmaktadır. Yapay zekâ karakterinin doktor veya uzman görüntüsüyle kullanılması, tüketicide gerçek uzman onayı bulunduğu izlenimini oluşturuyorsa ciddi hukuki risk doğurabilir.
Yapay zekâ reklamı nedeniyle para kaybeden kişi ne yapabilir?
Ödeme yapılan banka veya ödeme kuruluşuyla derhâl iletişime geçilmeli, reklam ve yazışmalar korunmalı, somut olaya göre Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurulmalıdır. Reklam ayrıca Reklam Kuruluna şikâyet edilebilir. Emniyet Genel Müdürlüğü, internet bankacılığının bilgi dışında kullanıldığı durumlarda suçun işlendiği yer Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulabileceğini belirtmektedir.
Sonuç
1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yeni reklam düzenlemesi, yapay zekânın reklam sektöründe kullanımını yasaklamamakta; ancak tüketicinin gerçek ile yapay içeriği ayırt edebilmesini zorunlu hâle getirmektedir.
Yeni dönemde;
- Gerçek insandan ayırt edilemeyen dijital karakterler açıklanacak,
- Gerçek kişilerin dijital kopyalarıyla sahte deneyim ve tavsiye reklamı yapılamayacak,
- Influencer paylaşımlarındaki ticari menfaat açıkça belirtilecek,
- Çocuklara profilleme yoluyla hedefli reklam sunulamayacak,
- Hedefli reklam kriterleri tüketiciye açıklanacak,
- İndirim ve tüketici yorumlarında daha sıkı kurallar uygulanacaktır.
Reklam verenler, ajanslar ve içerik üreticileri açısından yapay zekâ ile hazırlanan reklamın estetik ve teknik kalitesi kadar hukuki şeffaflığı da önem kazanmıştır.
Kandemir Hukuk ve Danışmanlık, yapay zekâ ile oluşturulan reklamlar, influencer sözleşmeleri, reklam mevzuatına uyum, kişilik hakları, tüketici hukuku ve Reklam Kurulu süreçleriyle ilgili hukuki destek sunmaktadır.
Bilgilendirme: Bu makale, 30 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen düzenlemeler esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her reklam kampanyası ve uyuşmazlık kendine özgü koşullar taşıdığından metin, somut olay bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi oluşturmaz.
Kandemir Hukuk & Danışmanlık
Kurumsal Hukuk & Danışmanlık Bürosu
Uluslararası standartlarda, şeffaf ve sonuç odaklı hukuki danışmanlık hizmeti sunan butik ve prestijli bir hukuk bürosudur. Ticari hedeflerinize ve yasal haklarınıza en uygun stratejik savunma mekanizmaları için bizimle iletişime geçebilirsiniz.



